Alman otomobil devi Mercedes-Benz, Türkiye pazarında 33 bin 374 adetlik otomobil satışıyla kendi tarihinin en yüksek rakamına ulaştığı başarılı bir 2025 yılını geride bıraktı. Yeni yıla dair beklentilerini açıklayan Şükrü Bekdikhan, 2026 yılında pazarın bir önceki yıla benzer bir hacimde kalacağını öngördüklerini belirtti.
Sektörü Bekleyen Riskler ve Fırsatlar
Bekdikhan’a göre 2026 otomotiv pazarını şekillendirecek temel unsurlar arasında hem zorluklar hem de önemli fırsatlar bir arada yer alıyor:
Zorluklar: Kredi koşullarındaki olası değişimler ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların tetikleyebileceği fiyat hareketlilikleri, pazar üzerinde baskı oluşturabilecek en önemli riskler olarak görülüyor.
Fırsatlar: Markalar arasındaki yoğun rekabetin tüketici lehine avantajlar yaratması ve ikinci el pazarının dijitalleşerek daha şeffaf bir yapıya kavuşması, sektör için olumlu gelişmeler olarak nitelendiriliyor.
Büyümenin Lokomotifi: Elektrikli Araçlar ve SUV
Premium segmentin dinamizmini koruyacağını belirten Bekdikhan, büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar ve SUV modellerini işaret etti. Günümüz tüketicisinin artık sadece bir ulaşım aracı değil, gelişmiş bir teknoloji deneyimi aradığını vurgulayan Bekdikhan, şu değerlendirmede bulundu:
“Dijitalleşme ve bağlantılı hizmetler gibi başlıklar, müşterilerin marka ve model tercihlerinde belirleyici olmaya devam edecek. Müşterilerimize sunduğumuz teknolojik yeniliklerle standartları her yıl daha yukarı taşıyoruz.”
Teknoloji ve Dijitalleşme Odaklı Gelecek
Mercedes-Benz, 2026 yılında da teknoloji odaklı stratejisini sürdürerek pazar liderliğini korumayı hedefliyor. Markanın "bağlantılı hizmetler" ve "yeni nesil sürüş deneyimi" üzerine yaptığı yatırımlar, pazarın evrileceği yönü de tayin ediyor. Bekdikhan’ın açıklamaları, markanın sadece otomobil üretimine değil, dijital ekosisteme entegre olmuş bir yaşam alanına odaklanacağını bir kez daha teyit etti.