Obrist, ilk olarak 2020 yılında Tesla Model 3 Standard Range Plus üzerinde uyguladığı radikal dönüşümle dikkatleri üzerine çekmişti. Proje kapsamında araçtaki 50 kWh'lik orijinal batarya sökülerek yerine 98 kg ağırlığında ve 17.3 kWh kapasiteli çok daha küçük bir batarya yerleştirilmişti. Ön bagaja (frunk) ise yalnızca bataryayı şarj etmekle görevli 40 kW'lık iki silindirli benzinli bir jeneratör monte edilmişti.
İflas Kaçınılmaz Oldu
"Mark II" olarak adlandırılan bu sistemde benzinli motor doğrudan tekerleklere güç vermiyor, sadece jeneratör işlevi görüyordu. Şirket, bu kombinasyon sayesinde:
100 kilometrede sadece 2 litre benzin tüketildiğini,
Toplam menzilin 1.000 kilometreye ulaştığını,
Sistemin seri üretim maliyetinin 4.500 euro civarında kalarak araç fiyatlarını yarı yarıya düşürebileceğini iddia etmişti.
Yüksek Ar-Ge Harcamaları ve Değişen Pazar Dengeleri Sonu Getirdi
Şirketin kurucusu Frank Obrist, çöküşün temel gerekçeleri olarak uzun yıllara yayılan yüksek Ar-Ge maliyetlerini, yatırımcı görüşmelerinden sonuç alınamamasını ve Avrupa otomotiv sektöründe yaşanan genel krizi gösterdi.
Bununla birlikte, 2020'den itibaren küresel otomotiv pazarında yaşanan hızlı dönüşüm de Obrist'in sonunu hazırladı. Tam elektrikli araçlarda batarya maliyetlerinin hızla düşmesi, şarj istasyon ağının yaygınlaşması ve üreticilerin doğrudan tam elektrikli modellere odaklanması, jeneratör destekli bu hibrit çözümün ticari cazibesini yitirmesine neden oldu.
Görkemli fuarlarda sergilenen prototipler hiçbir zaman seri üretim bandıyla buluşamadı ve iddialı proje seri üretime geçemeden rafa kalkmış oldu.