İnsanlık tarihinin en karanlık "tik-tak"ları hiç bu kadar hızlı ve ürkütücü duyulmamıştı. Bilim dünyasının, insanlığın kendi sonunu getirme riskini sembolize eden "Kıyamet Saati" (Doomsday Clock), 27 Ocak 2026 itibarıyla güncellendi. Sonuç ise kelimenin tam anlamıyla nefes kesici: Gece yarısına, yani sembolik "yok oluşa" artık sadece 85 saniye var.
Tarihin En Kritik Eşiği: 4 Saniye Daha Kaybettik
ABD merkezli Atom Bilimcileri Bülteni (Bulletin of the Atomic Scientists), saatin yelkovanını geçen yıla oranla 4 saniye daha ileri aldı. 2025 yılında 89 saniye olan bu süre, 2026'da 85 saniyeye düşerek saatin 1947'deki kuruluşundan bu yana ulaştığı en tehlikeli noktayı işaret etti. Bilim insanlarına göre artık dünyanın geleceğini saatler ya da dakikalarla değil, saniyelerin kritik dengesiyle ölçüyoruz.
Dünyayı Uçurumun Kenarına İten "Mahşerin Atlıları"
Bültenin Başkanı Alexandra Bell'in açıkladığı kararın arkasında, insanlığı kıskaca alan üç büyük küresel kriz yatıyor:
Nükleer Silahlanma Yarışı: Rusya-Ukrayna savaşı, Hindistan-Pakistan gerilimi ve özellikle ABD-İsrail ekseninin İran’ın nükleer tesislerine yönelik hamleleri, nükleer bir çatışma olasılığını "teorik bir riskten" "gerçek bir tehlikeye" dönüştürdü.
İklim Felaketi: Küresel ısınmanın tetiklediği rekor sıcaklıklar, seller ve kuraklıklar karşısında ülkelerin hala "anlamlı bir ortaklık" kuramaması, saatin ilerlemesindeki en büyük motor güçlerden biri oldu.
Yapay Zeka ve Dezenformasyon: Kontrolsüz şekilde gelişen yapay zeka teknolojileri, yanlış bilginin yayılmasında ve siber saldırı risklerinde "yıkıcı bir çarpan" olarak tanımlandı.
"Zamanımız Tükeniyor!"
Açıklama sırasında vurgulanan en çarpıcı nokta, uluslararası güvenin tamamen çökmüş olmasıydı. Bilim ve Güvenlik Kurulu Başkanı Daniel Holz, dünyanın "biz ve onlar" şeklinde keskin bir kutuplaşmaya savrulduğunu belirterek, "Gerçekler ağır ama tablomuz bu. Her saniye altın değerinde ve zamanımız tükeniyor" uyarısında bulundu.
Kıyamet Saati Nedir?
1947 yılında, II. Dünya Savaşı’nın ardından Albert Einstein ve Chicago Üniversitesi’nden atom bilimcileri tarafından kurulan bu saat, insanlığın teknolojik ilerlemesiyle kendi varlığını yok etme kapasitesi arasındaki dengeyi temsil ediyor. Kuruluşunda gece yarısına 7 dakika olan saat, Soğuk Savaş'ın bitişinde 17 dakikaya kadar geri çekilse de, son on yılda modern dünyanın getirdiği yeni tehditlerle hızla gece yarısına yaklaşmaya başladı.