Toyota, 1990'lı yıllarda Dünya Ralli Şampiyonası'nda önemli başarılara imza atan Celica ismini yeniden motor sporlarına taşıyor. Şirketin 2027 WRC sezonunda kullanacağı yeni yarış otomobili GR Celica, markanın ralli geçmişine güçlü bir gönderme niteliği taşıyor.
Toyota'nın açıklamasına göre 2027 sezonunda iki farklı takım ve iki ayrı modelle mücadele edilecek. Toyota Gazoo Racing, mevcut GR Yaris ile yarışmaya devam ederken yeni kurulan Toyota Racing takımı ise GR Celica'yı kullanacak.
Bu hamleyle Toyota, WRC'de aynı sezon içerisinde iki farklı otomobil modeliyle toplam altı pilotu sahaya çıkarmayı planlıyor.
GR Celica ve GR Yaris aynı sezonda yarışacak
Toyota'nın 2027 sezonu için hazırladığı takım yapılanmasında GR Celica ve GR Yaris farklı ekiplerin temsilcisi olacak.
Yeni Toyota Racing takımının GR Celica ile yarışacak pilotları Elfyn Evans, Oliver Solberg ve Sami Pajari olarak açıklandı. Toyota Gazoo Racing bünyesinde GR Yaris'in direksiyonuna ise Ott Tänak, Takamoto Katsuta ve Kalle Rovanperä geçecek.
Bu yapılanma, Toyota'nın ralli programında iki farklı otomobil konseptini aynı anda geliştirmesine ve rekabet ortamında değerlendirmesine olanak sağlayacak.
2027 sezonunda yürürlüğe girecek Rally1 teknik kurallarının üreticilere seri üretimde doğrudan karşılığı bulunmayan yarış otomobilleri geliştirme imkânı tanıması da GR Celica projesinin önünü açan önemli faktörlerden biri.
Yeni GR Celica'nın motoru kaç beygir olacak?
Toyota, GR Celica'nın teknik özelliklerini henüz resmî olarak paylaşmış değil. Bu nedenle otomobilin motoru, güç değeri ve hibrit sistemi hakkındaki bilgiler şimdilik iddia düzeyinde bulunuyor.
Otomobil dünyasında yer alan bazı haberlerde GR Celica'nın 2,0 litrelik turbo beslemeli ve G20E kod adlı yeni bir motor kullanabileceği belirtiliyor. Bu motorun 400 beygirin üzerinde güç üretebileceği de öne sürülen iddialar arasında.
Diğer taraftan bazı kaynaklar, Toyota'nın GR Yaris ve GR Corolla modellerinde kullanılan 1,6 litrelik üç silindirli turbo motorun geliştirilmiş bir versiyonunu tercih edebileceğini ileri sürüyor.
Dört tekerlekten çekişli hibrit bir güç aktarma sisteminin de gündemde olduğu belirtiliyor. Ancak Toyota henüz bu seçeneklerden herhangi birini doğrulamış değil.
GR Celica'nın teknik detaylarının açıklanmasıyla birlikte Toyota'nın yeni ralli otomobilinde nasıl bir mühendislik yaklaşımı benimsediği daha net ortaya çıkacak.
Yeni Celica'nın yol versiyonu da geliyor mu?
GR Celica'nın WRC için duyurulması, otomobil tutkunlarının aklına kaçınılmaz olarak seri üretim versiyonunu getirdi. Çünkü Celica, Toyota'nın geçmişinde yalnızca bir ralli otomobili değil, aynı zamanda performans odaklı coupe modellerinden biri olarak önemli bir yere sahip.
Toyota henüz yeni nesil Celica'nın seri üretim versiyonu için resmî bir takvim açıklamadı. Buna rağmen 2026 yılının başlarında Portekiz'de kamuflajlı bir Toyota coupe prototipinin test sırasında görüntülenmesi, modelin geri dönebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.
Söz konusu prototipin yeni Celica olabileceği değerlendirilirken bazı otomotiv kaynakları yol versiyonunun 2028 yılı civarında tanıtılabileceğini öne sürüyor.
Ancak prototipin kimliği ve seri üretim modelinin teknik özellikleri henüz resmiyet kazanmış değil.
Toyota, Celica efsanesini yeniden canlandırmaya hazırlanıyor
İlk kez 1970 yılında tanıtılan Toyota Celica, özellikle 1990'lı yıllarda Dünya Ralli Şampiyonası'ndaki başarılarıyla otomobil tarihinde kendine özel bir yer edindi. Model, Toyota'nın ralli alanındaki yükselişinde önemli rol oynadı.
Şimdi GR Celica adıyla yeniden WRC sahnesine çıkmaya hazırlanan model, Toyota'nın performans otomobillerine yönelik stratejisinin de önemli bir parçası olacak.
2027 sezonunda GR Yaris ile birlikte yarışacak yeni otomobilin pist ve ralli parkurlarındaki performansı merakla beklenirken, otomobil tutkunlarının asıl beklentisi Celica isminin yeniden yollara dönmesi.
Toyota'nın seri üretim konusunda henüz kesin bir açıklama yapmamış olması nedeniyle yeni Celica'nın geleceği şimdilik belirsizliğini koruyor. Ancak GR Celica'nın WRC'ye dönüşü, efsanevi coupe modelin yeniden hayat bulması için şimdiye kadarki en dikkat çekici gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.